2500 yıl önce Buda öğretilerinde dile
getirilmiş olan farkındalık kavramı halen günümüzün en popüler en güncel
konularından biri. Neden
mi? Çünkü farkındalıklarımız
ile büyür, kendimizi tanır, sorunlarımızı çözer, hayatı ve yaşadıklarımızı
anlamlandırırız.
2014 yılında yapılan bir
araştırmanın sonucuna göre işyerlerinde farkındalığın geliştirilmesi;
yaratıcılık, yenilik, esneklik, iş bağlılığı, üretkenlik ve iletişim
becerilerini arttırmakta, çatışma ve devamsızlığı azaltmakta, ve ciroyu
geliştirmektedir1.
Peki
bu konuda ne yapacağız?. Hayatı
yaşarken farkında olma durumunu nasıl kazanacağız, otomatik pilottan nasıl
çıkacağız? Yani kendi farkındalığımızın farkındalığına nasıl varacağız? Bu
konuda birçok farklı teknik den (nefes, meditasyon, NLP ve yoga) yararlanabilir,
koçluk görüşmeleri ve bireysel gelişim eğitimlerinden destek alabiliriz. Tüm bu
uygulamalar temelde bireyde farkındalık yaratmayı hedefler. Ben ise bu yazıda mindfulness
(bilgece farkındalık) kavramına dikkat çekmek istiyorum. Çünkü mindfulness
sadece bir kavram değildir, bir var olma yoludur. Bu farkındalık kalp
farkındalığıdır. Bir bakıma bilgeliktir
ve bu bilgelik özgürleştiricidir2.
Farkındalık, en basit hali ile dikkatimizin
şu ana odaklaması ile ilgilidir. ‘Şimdi
ve Burada’ olmak ile başlar. Kişisel
farkındalık ile birey andaki
duygu, düşünce ve davranışlarını anlama çabası gösterir. Bilinçli farkındalık uygulamalarında, dikkat, istemli
bir şekilde ve yargısızca anlık deneyimlerin akışına yöneltilmektedir. Bilgece farkında olmak ise tüm bu farkındalık
eylemlerini içermekle beraber, farkındalık eylemindeki özel bir tutumu vurgulamaktadır.
Bu özel tutum, “açıklık”, “uzaktan izleme”, “merak”, “şefkat ve anlayışla
kabullenme” şeklinde özetlenebilir2 ve bir var olma biçimini
tanımlar.
Yapılan çalışmalar göstermektedir ki
tıpkı diğer beceriler gibi bilgece farkındalık becerileri (şimdiye odaklanmak,
yargısızlık, mesafe koyma, kabullenme, gözlem) öğrenilerek geliştirilebilir. Sonuç
olarak her yerde ve her zaman kullanacağımız bir beceriye dönüşür.
Örneğin
şu an bu yazıyı her nerede okuyorsanız okuyun ‘Şimdi ve Burada’ olmanın tadını
ekleyin. Yazıyı okurken ‘Neleri fark ettim? Neler hissettim? Şu anda kendimi
nasıl hissediyorum? diye kendinize sorun. Bu
bilgece farkındalık yaklaşımını hayatınıza sokmaya başladıkça, nasıl hissettiğinizi
fark ettikten sonra ardından ‘Şu anda neye ihtiyacım var?’ diye kendinize sorabilir
ve kendiniz için daha iyi seçimler yapabilirsiniz. Her ne yaşıyor olursak olalım acı çektiğimiz
zamanlarda dahil ‘O andaki deneyiminin kabullenilmesi ve fark edilmesi’ bize zihinsel
bir açık alan sağlar ve böylece biz bu duruma nasıl tepki verebileceğimizi
seçeriz.
Mutlu
olmak işte bu seçimlerimize bağlı.
Prof. Dr Gülbin Gürdal DÜNDAR/ Akademisyen,
Performans Koçu, Yoga Eğitmeni
ggurdal06@gmail.com, 533 388 78 79
Kaynaklar
1- PatrickK. Hyland, R. Andrew Lee
and Maura J. Mills, 2014, Mindfulness at Work: A new Approach to Improving
Individual and Organizational Performance, Industrial and Organizational
Psychology 8, No.4, 576-602.
2-‘Mindfulness’ın İyileştirici
Gücü’, Jon Kabat-Zinn, Diyojen Yayıcılık, İstanbul, 2021.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder