Farkındalık-Farkındalık Gözlüğü ile Kendini ve Hayatı Okuma
Prof.Dr Gülbin Gürdal DÜNDAR/
Akademisyen, Performans Koçu, Yoga Eğitmeni
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, ggurdal06@gmail.com
Evet bu görselin hikayesini muhtemelen biliyorsunuzdur, altı kör adam filin nasıl bir varlık olduğunu merak eder ve fili tanımak için hayvanat bahçesini giderler. İlki, file yaklaşır dokunma fırsatı bulamadan karnına çarpıp “Tanrım bu fil, duvardan başka bir şey değil” der. İkinci, dişine dokunur ve kararını verir, “Bu şey oldukça düzgün, sivri ve yuvarlakça. Fil denilen şey, mızraktır aslında der”. Üçüncü hayvana sokulup kıvrımlı hortumunu tutunca, “Anladım, fil olsa olsa bir yılandır”. Dördüncü, filin dizine sürünce elini, “Ağaçtır” deyip, sabitleştirir fikrini. Beşinci, kulağına erişir ve kendi kendine: “En kör adam bile ne olduğunu bilir, fil yelpazedir”. Altıncı, filin çevresinde dolanırken tesadüfen kuyruğuna dolanıp, “Anladım bu fil düpedüz bir halattır”, sonucuna varır…
Ne dersiniz? Kendini ve hayatı
farkındalık gözlüğü olmadan okuyanlarımız için durum bundan çok da farklı değil
aslında. Yani öznel algılarımız bizim gerçekliğimizi ve inançlarımızı
oluşturmakta.
Farkındalık; gerçekten de üzerinde belki en çok düşünülen,
insanlık tarihinde birçok öğretiye temel oluşturmuş, üzerine çok fazla
konuşulan, kitaplar yazılan ve eğitimler
verilen günümüzde oldukça popüler olan bir kavram ve/veya anlayış.
Farkındalık, matruşka bebekler
gibi, Kişisel farkındalık, Bilinçli farkındalık ve Öz farkındalık derken
nerdeyse işde, evde, yaşamın her alanında… Doğamız gereği bir şeyleri fark
etmeye veya fark ettirmeye çabalıyoruz. Bu çabalar bilimle, sanatla, sazla-
sözle, varoluş üzerine yapılan yaklaşımlarla bizlerle buluşuyor. İşte kitap
olarak bizlerle paylaşılan birkaç çalışma; İlki, ‘Farkındalık-Çılgın Bir Dünyada Huzur
Bulmak’1, hayatın kontrolünün elimizde olduğunu söylüyor ve
bir meditasyon CD si paylaşmış. İkincisi, ‘Mutlu Beyin’2
‘Hormonların hayatımızdaki yerinin farkında mıyız? diye soruyor. Bir diğeri ‘Öz
Şefkatli Farkındalık - Uygulama Rehberi’3. Kendimize şefkat
göstermekle işe başlayarak dünyaya şefkati kazandırmanın ince sanatını
öğretiyor. ‘Sağlık için Farkındalık’4
i ise ilk kitabın kardeşi, ağrıyı dindirmek, stresi azaltmak ve sağlığa
kavuşmak için hazırlanan bir farkındalık programını ve ayrıca farkındalığın
ardında yatan bilimi anlatıyor. İş dünyasındaki uygulamaları, Apple, Google, Nike ve eBay gibi
markalarda görüyoruz. Farkındalığı, günlük anlamda çalışma alanlarında
benimsemiş durumdalar. 2014
yılında yapılan bir araştırmanın sonucuna göre işyerlerinde farkındalığın
geliştirilmesi; yaratıcılık, yenilik, esneklik, iş bağlılığı, üretkenlik ve
iletişim becerilerini arttırmakta,
çatışma ve devamsızlığı azaltmakta, ve ciroyu geliştirmektedir5. Aslında eğitim, iş, iletişim, sağlık, yaratıcılık,
kendini gerçekleştirme ve daha nice başlık altında birçok konuyu farkındalık
gözlüğü ile yeniden ele almalıyız. Neden mi? Çünkü farkındalıklarımız
ile büyür, kendimizi tanır, sorunlarımızı çözer, hayatı ve yaşadıklarımızı
anlamlandırırız. Belki de “Keşke” dememek için bunu bir yaşam biçimi olarak
hayatımıza dahil etmeliyiz. Joe Dispenza’nın ifade ettiği gibi, bilgi deneyim
öncesidir, idrak artı bilgi ise farkındalık yaratır ve farkındalık ise bilinç
yaratır.
Bilinçli farkındalık kavramının
temeli 2500 yıl öncesinden Buda’nın öğretilerinden günümüze gelmektedir. Buda
kelimesi “Uyanmış olan” anlamına gelir.
Ve birçok Budist uygulamalarda farkındalık ön plandadır çünkü farkındalık
uyanış yolunu açan anahtardır.6 Farkındalığın, Buda için en basit
tanımı “dikkat etmek” tir. O zaman dünyada bu kadar dikkat dağıtıcılar belki
yoktu ama insanların kendi dikkat dağıtıcıları (bağlılıkları) vardı ve
farkındalık 2500 yıl önce bile zordu.
Kendimizi fark
etmemiz, düşünce işleyişinin arkasındaki farkındalık; bazen Aaaa!!... dediğimiz içimizdeki o
keşfetme anımız, bazen “andaki deneyimlerin yargılanmadan kabullenilmesi ile
fark edilmesi” dir. Peki farkındalığımızın önündeki
engeller neler? Bu güçlü soruya en yalın
yanıt “Kendimiziz”. Peki ne
yapacağız?. Öncelikle “ ben bunları zaten biliyorum deme
alışkanlığından vazgeçmek ve neysem oyum başka ne yapabilirim ki?” modundan çıkarak
bu yola doğru bir adım atmak. başlamak için en basit yol.
Diğer bir soru, hayatı yaşarken farkında
olma durumunu nasıl kazanacağız, otomatik pilottan nasıl çıkacağız? Yani kendi
farkındalığımızın farkındalığına nasıl varacağız. ? Şimdi an da var olma ile. Yaşamımızda
her şey şimdiki anda. Ve şimdiki anda var olma bilinç halidir (beş duyu ve
hislerimizle). Bu anları çoğaltarak ve hayatımızdaki kısa ufak farkındalıklarla
işe başlayabiliriz. Bu yetiyi kazanma konusunda kendi deneyimlerinden sizlere
önerebileceğim ve desteğini aldığım iki keyifli çalışma var. Bunlar yoga ve
meditasyon.
Yogaya yeni başlayanlar bilir, ilk zamanlarda çoğumuzun durumu, mat üzerinde aynen bu görseldeki tatlı bayan gibidir. Aklımızdan (zihnimizden) geçenler daldan dala sıçrayan maymuna benzetilebilir. Baloncuklardaki gibi; Bunu doğru yapıyor muyum?, Herhangi bir şeyi doğru yapıyor muyum?, Herkes bana mı bakıyor?, Mutlumu yum?, Yaşamımın amacı ne?, Ne istiyorum? Akşam yemeği için cips almalı mıyım? Göğüslerim tuhaf mı görünüyor? gibi ardı ardına aklımızdan bir sürü şey geçiririz. Ancak pratik yaptıkça, benzer şekilde zihin uçuştuğunda yani geçmişe ve geleceğe gittiğinde, dikkatimiz düşüncelere kaydığında, onu nazikçe an’a, pozun (görseldeki Savaşcı Pozu) farkındalığına davet etme yeteneğini ediniriz. Bedene, nefese ve pozun uygulanması anındaki hislerimize odaklanırız…
Kendi zihninin gözlemcisi olabilmek çok kolay
olmasa da öğrenilebilir ve mümkün. Buda’nın bu konudaki önerisi; Meditasyon6.
Meditasyon, farkındalığı uygulama şeklimizdir6. Farkındalık birçok
açıdan basit bir beceridir, çünkü aslında beş duyumuzu kullanarak o ana
odaklanmayı gerektirir. Ancak uyanış meditasyon minderinde gerçekleşmez. Uyanış
dünyada, minderden kalktıktan sonra hayatımızı nasıl yaşadığımız ile ilgilidir.
Aslında biz, bu duruma kendimizi hazırlamak için yoga veya meditasyon yaparız.
Osho da “meditasyon farkındalıktır ve farkındalıkla yaptığınız her şey
meditasyondur” der. As olan eylem değil, eyleme katılan niteliktir. Meditasyon ve
benzer yöntemlere dair uygulamaları Kızılderililer, İskandinav kültürleri, eski
Mısır, Babil, Roma, Çin ve Sufizm gibi pek çok ayrı kültürde görüyoruz.
Gelin şimdi günlük
uygulayabileceğiniz çok kısa bir meditasyon deneyimi yaşayalım. Sizi
yönlendirmem mümkün olmadığından lütfen önce okuyun ve sonra aklınızda kalanlar
ile uygulamaya geçin. Beş duyumuza ve nefesimize farkındalığımızı yönelteceğimiz
keyifli bir uygulama. Ya da bu kısmı
atlayın.
Uygulama için bedeninizin rahat
edeceği bir pozisyon alın.
·
Gözlerinizi yumuşak
ve sakince bırakın etrafta dolaşsın. Gözlerinizi takılmak istediği yerde
bırakın dinlensinler. Her ne görüyorsanız fark ettiğiniz görsel izlenimlere ilk
kez bakıyor gibi dikkat edin. Detayına girin. (GÖZ)
·
Gözlerinizi kapatın ve çevrenizdeki seslere odaklanın.
Bu sesleri fark edin. Duyduklarınızı isimlendirmenize gerek yok. (KULAK)
· Ve dikkati burnunuza getirin, gelen kokuları fark
edin. Gelen bir koku olmayabilir, sadece farkında olun. (BURUN)
· Sonrasında yutkunun ve ağzınızdaki
yediğiniz ya da içtiğiniz son şeyin tadının olup olmadığının farkına varın.
(DİL)
· Şimdi bedeninizin sandalye ile temasını ve hissini
fark edin. Ayak tabanlarınızın yerle teması, dizler, üst bacaklar? Eller, kollar
nasıl fark edin? Gergin noktalar var mı? Müdahale etmeden sadece gözlemci
olarak bakın. Boyun, çene ve ağzınızın içindeki dili fark edin. Gözlerinizin arkası nasıl? (DERİ)
· Tekrardan dikkatinizi yavaşça burun bölgesine getirin.
Kendiliğinden giren çıkan nefesi gözlemleyin. Kendi nefesinizin gözlemcisi olun.
(NEFES)
o Şimdi
dikkatin, NEFESİN beden üzerindeki etkisinde... Nefes aldığında karın ve göğüs
bölgesinde etkisi var mı? Peki nefes verirken bedende nerede ne oluyor
gözlemle. Göğüs ve karından nefes verirken ne oluyor?
o Kendiliğinden
ihtiyaç olduğunda tekrar burun deliklerinden gelen havayı fark et. Her şey
kendi doğallığında oluyor. Sen sadece gözleyensin.
Şimdi deneyimledikleriniz üzerine
derinlemesine düşünebilmek için bir iki dakikanızı ayırın. ‘Neleri fark ettim? Neler
hissettim? Şu anda kendimi nasıl hissediyorum? Bu bilinçli farkındalık
yaklaşımını hayatımıza sokmaya başladıkça ‘Şu anda neye ihtiyacım var?’ diye
sorabilir, kendimiz için daha iyi seçimler yapabiliriz. Her ne yaşıyor olursak olalım acı çektiğimiz
zamanlarda dahil ‘O andaki deneyiminin kabullenilmesi ve fark edilmesi’ bize zihinsel
bir açık alan sağlar ve böylece biz bu duruma nasıl tepki verebileceğimizi
seçeriz. Mutlu olmak işte bu seçimlerimize bağlı.
Kendinizi ve hayatı okumak adına
hangi yolu kullanırsanız kullanın acı tatlı tüm farkındalıklarımız varoluşumuz,
bizim bir parçamız ve her parça bütüne ait.
Sağlıkla, sevgiyle kalın.
Kaynaklar
1- Breuning, L.G., Mutlu Beyin,
Aganta Kitap Yayınevi, 2017.
2- Burch, V ve Penman, D Sağlık
İçin Farkındalık. Ağrıyı Dindirmek, Stresi Azaltmak ve Sağlığa Kavuşmak İçin
Pratik Bir Rehber. Pegasus Yayınları, 2017.
3-Germer, C.K ve Neff, K, Öz Şefkatli Farkındalık-Uygulama
Rehberi. Diyojen Yayınları, 2019.
4- Williams, M ve Penman, D., Farkındalık: Çılgın Bir
Dünyada Huzur Bulmak İçin Pratik Bir Rehber, Pegasus Yayınları, 2015.
5- PatrickK. Hyland, R. Andrew Lee
and Maura J. Mills, 2014, Mindfulness at Work: A new Approach to Improving
Individual and Organizational Performance, Industrial and Organizational
Psychology 8, No.4, 576-602.
6- Zigmond, D., Buda’nın Ofisi,
Verimli Çalışmada Uyanışın Kadim Sanatı, Sola Unitas, 2020.