13 Şubat 2021 Cumartesi

Farkındalık-Farkındalık Gözlüğü ile Kendini ve Hayatı Okuma

 

Farkındalık-Farkındalık Gözlüğü ile Kendini ve Hayatı Okuma

Prof.Dr Gülbin Gürdal DÜNDAR/ Akademisyen, Performans Koçu, Yoga Eğitmeni

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, ggurdal06@gmail.com


Evet bu görselin hikayesini muhtemelen biliyorsunuzdur, altı kör adam filin nasıl bir varlık olduğunu merak eder ve fili tanımak için hayvanat bahçesini giderler. İlki, file yaklaşır dokunma fırsatı bulamadan karnına çarpıp “Tanrım bu fil, duvardan başka bir şey değil” der. İkinci, dişine dokunur ve kararını verir,  “Bu şey oldukça düzgün, sivri ve yuvarlakça. Fil denilen şey, mızraktır aslında der”. Üçüncü hayvana sokulup kıvrımlı hortumunu tutunca, “Anladım, fil olsa olsa bir yılandır”. Dördüncü, filin dizine sürünce elini, “Ağaçtır” deyip, sabitleştirir fikrini. Beşinci, kulağına erişir ve kendi kendine: “En kör adam bile ne olduğunu bilir, fil yelpazedir”. Altıncı, filin çevresinde dolanırken tesadüfen kuyruğuna dolanıp, “Anladım bu fil düpedüz bir halattır”, sonucuna varır…  

Ne dersiniz? Kendini ve hayatı farkındalık gözlüğü olmadan okuyanlarımız için durum bundan çok da farklı değil aslında. Yani öznel algılarımız bizim gerçekliğimizi ve inançlarımızı oluşturmakta.

Farkındalık; gerçekten de üzerinde belki en çok düşünülen, insanlık tarihinde birçok öğretiye temel oluşturmuş, üzerine çok fazla konuşulan,  kitaplar yazılan ve eğitimler verilen günümüzde oldukça popüler olan bir kavram ve/veya anlayış.

Farkındalık, matruşka bebekler gibi, Kişisel farkındalık, Bilinçli farkındalık ve Öz farkındalık derken nerdeyse işde, evde, yaşamın her alanında… Doğamız gereği bir şeyleri fark etmeye veya fark ettirmeye çabalıyoruz. Bu çabalar bilimle, sanatla, sazla- sözle, varoluş üzerine yapılan yaklaşımlarla bizlerle buluşuyor. İşte kitap olarak bizlerle paylaşılan birkaç çalışma; İlki,  ‘Farkındalık-Çılgın Bir Dünyada Huzur Bulmak’1, hayatın kontrolünün elimizde olduğunu söylüyor ve bir meditasyon CD si paylaşmış. İkincisi, ‘Mutlu Beyin’2 ‘Hormonların hayatımızdaki yerinin farkında mıyız? diye soruyor. Bir diğeri ‘Öz Şefkatli Farkındalık - Uygulama Rehberi’3. Kendimize şefkat göstermekle işe başlayarak dünyaya şefkati kazandırmanın ince sanatını öğretiyor.   ‘Sağlık için Farkındalık’4 i ise ilk kitabın kardeşi, ağrıyı dindirmek, stresi azaltmak ve sağlığa kavuşmak için hazırlanan bir farkındalık programını ve ayrıca farkındalığın ardında yatan bilimi anlatıyor. İş dünyasındaki uygulamaları, Apple, Google, Nike ve eBay gibi markalarda görüyoruz. Farkındalığı, günlük anlamda çalışma alanlarında benimsemiş durumdalar. 2014 yılında yapılan bir araştırmanın sonucuna göre işyerlerinde farkındalığın geliştirilmesi; yaratıcılık, yenilik, esneklik, iş bağlılığı, üretkenlik ve iletişim becerilerini arttırmakta,  çatışma ve devamsızlığı azaltmakta, ve ciroyu geliştirmektedir5. Aslında eğitim, iş, iletişim, sağlık, yaratıcılık, kendini gerçekleştirme ve daha nice başlık altında birçok konuyu farkındalık gözlüğü ile yeniden ele almalıyız. Neden mi? Çünkü farkındalıklarımız ile büyür, kendimizi tanır, sorunlarımızı çözer, hayatı ve yaşadıklarımızı anlamlandırırız. Belki de “Keşke” dememek için bunu bir yaşam biçimi olarak hayatımıza dahil etmeliyiz. Joe Dispenza’nın ifade ettiği gibi, bilgi deneyim öncesidir, idrak artı bilgi ise farkındalık yaratır ve farkındalık ise bilinç yaratır.

Bilinçli farkındalık kavramının temeli 2500 yıl öncesinden Buda’nın öğretilerinden günümüze gelmektedir. Buda kelimesi  “Uyanmış olan” anlamına gelir. Ve birçok Budist uygulamalarda farkındalık ön plandadır çünkü farkındalık uyanış yolunu açan anahtardır.6 Farkındalığın, Buda için en basit tanımı “dikkat etmek” tir. O zaman dünyada bu kadar dikkat dağıtıcılar belki yoktu ama insanların kendi dikkat dağıtıcıları (bağlılıkları) vardı ve farkındalık 2500 yıl önce bile zordu.   

Kendimizi fark etmemiz, düşünce işleyişinin arkasındaki farkındalık;  bazen Aaaa!!... dediğimiz içimizdeki o keşfetme anımız, bazen “andaki deneyimlerin yargılanmadan kabullenilmesi ile fark edilmesi” dir. Peki farkındalığımızın önündeki engeller neler?  Bu güçlü soruya en yalın yanıt “Kendimiziz”. Peki ne yapacağız?. Öncelikle “ ben bunları zaten biliyorum deme alışkanlığından vazgeçmek ve neysem oyum başka ne yapabilirim ki?” modundan çıkarak bu yola doğru bir adım atmak. başlamak için en basit yol.   

 

Diğer bir soru, hayatı yaşarken farkında olma durumunu nasıl kazanacağız, otomatik pilottan nasıl çıkacağız? Yani kendi farkındalığımızın farkındalığına nasıl varacağız. ? Şimdi an da var olma ile. Yaşamımızda her şey şimdiki anda. Ve şimdiki anda var olma bilinç halidir (beş duyu ve hislerimizle). Bu anları çoğaltarak ve hayatımızdaki kısa ufak farkındalıklarla işe başlayabiliriz. Bu yetiyi kazanma konusunda kendi deneyimlerinden sizlere önerebileceğim ve desteğini aldığım iki keyifli çalışma var. Bunlar yoga ve meditasyon.



Yogaya yeni başlayanlar bilir, ilk zamanlarda çoğumuzun durumu, mat üzerinde aynen bu görseldeki tatlı bayan gibidir. Aklımızdan (zihnimizden) geçenler daldan dala sıçrayan maymuna benzetilebilir. Baloncuklardaki gibi; Bunu doğru yapıyor muyum?, Herhangi bir şeyi doğru yapıyor muyum?, Herkes bana mı bakıyor?, Mutlumu yum?, Yaşamımın amacı ne?, Ne istiyorum? Akşam yemeği için cips almalı mıyım? Göğüslerim tuhaf mı görünüyor? gibi ardı ardına aklımızdan bir sürü şey geçiririz. Ancak pratik yaptıkça, benzer şekilde zihin uçuştuğunda yani geçmişe ve geleceğe gittiğinde, dikkatimiz düşüncelere kaydığında, onu nazikçe an’a, pozun (görseldeki Savaşcı Pozu) farkındalığına davet etme yeteneğini ediniriz. Bedene, nefese ve pozun uygulanması anındaki hislerimize odaklanırız…

Kendi zihninin gözlemcisi olabilmek çok kolay olmasa da öğrenilebilir ve mümkün. Buda’nın bu konudaki önerisi; Meditasyon6. Meditasyon, farkındalığı uygulama şeklimizdir6. Farkındalık birçok açıdan basit bir beceridir, çünkü aslında beş duyumuzu kullanarak o ana odaklanmayı gerektirir. Ancak uyanış meditasyon minderinde gerçekleşmez. Uyanış dünyada, minderden kalktıktan sonra hayatımızı nasıl yaşadığımız ile ilgilidir. Aslında biz, bu duruma kendimizi hazırlamak için yoga veya meditasyon yaparız. Osho da “meditasyon farkındalıktır ve farkındalıkla yaptığınız her şey meditasyondur” der. As olan eylem değil, eyleme katılan niteliktir. Meditasyon ve benzer yöntemlere dair uygulamaları Kızılderililer, İskandinav kültürleri, eski Mısır, Babil, Roma, Çin ve Sufizm gibi pek çok ayrı kültürde görüyoruz.

Gelin şimdi günlük uygulayabileceğiniz çok kısa bir meditasyon deneyimi yaşayalım. Sizi yönlendirmem mümkün olmadığından lütfen önce okuyun ve sonra aklınızda kalanlar ile uygulamaya geçin. Beş duyumuza ve nefesimize farkındalığımızı yönelteceğimiz keyifli bir uygulama.  Ya da bu kısmı atlayın.

Uygulama için bedeninizin rahat edeceği bir pozisyon alın.

·          Gözlerinizi yumuşak ve sakince bırakın etrafta dolaşsın. Gözlerinizi takılmak istediği yerde bırakın dinlensinler. Her ne görüyorsanız fark ettiğiniz görsel izlenimlere ilk kez bakıyor gibi dikkat edin. Detayına girin. (GÖZ)

·         Gözlerinizi kapatın ve çevrenizdeki seslere odaklanın. Bu sesleri fark edin. Duyduklarınızı isimlendirmenize gerek yok. (KULAK)

·     Ve dikkati burnunuza getirin, gelen kokuları fark edin. Gelen bir koku olmayabilir, sadece farkında olun. (BURUN)

·   Sonrasında yutkunun ve ağzınızdaki yediğiniz ya da içtiğiniz son şeyin tadının olup olmadığının farkına varın. (DİL)

·    Şimdi bedeninizin sandalye ile temasını ve hissini fark edin. Ayak tabanlarınızın yerle teması, dizler, üst bacaklar? Eller, kollar nasıl fark edin? Gergin noktalar var mı? Müdahale etmeden sadece gözlemci olarak bakın. Boyun, çene ve ağzınızın içindeki dili fark edin.  Gözlerinizin arkası nasıl? (DERİ)

·      Tekrardan dikkatinizi yavaşça burun bölgesine getirin. Kendiliğinden giren çıkan nefesi gözlemleyin. Kendi nefesinizin gözlemcisi olun. (NEFES)

o   Şimdi dikkatin, NEFESİN beden üzerindeki etkisinde... Nefes aldığında karın ve göğüs bölgesinde etkisi var mı? Peki nefes verirken bedende nerede ne oluyor gözlemle. Göğüs ve karından nefes verirken ne oluyor?

o   Kendiliğinden ihtiyaç olduğunda tekrar burun deliklerinden gelen havayı fark et. Her şey kendi doğallığında oluyor. Sen sadece gözleyensin.

Şimdi deneyimledikleriniz üzerine derinlemesine düşünebilmek için bir iki dakikanızı ayırın. ‘Neleri fark ettim? Neler hissettim? Şu anda kendimi nasıl hissediyorum? Bu bilinçli farkındalık yaklaşımını hayatımıza sokmaya başladıkça ‘Şu anda neye ihtiyacım var?’ diye sorabilir, kendimiz için daha iyi seçimler yapabiliriz.  Her ne yaşıyor olursak olalım acı çektiğimiz zamanlarda dahil ‘O andaki deneyiminin kabullenilmesi ve fark edilmesi’ bize zihinsel bir açık alan sağlar ve böylece biz bu duruma nasıl tepki verebileceğimizi seçeriz. Mutlu olmak işte bu seçimlerimize bağlı.

Kendinizi ve hayatı okumak adına hangi yolu kullanırsanız kullanın acı tatlı tüm farkındalıklarımız varoluşumuz, bizim bir parçamız ve her parça bütüne ait.

Sağlıkla, sevgiyle kalın.

Kaynaklar

1- Breuning, L.G., Mutlu Beyin, Aganta Kitap Yayınevi, 2017.

2- Burch, V ve Penman, D Sağlık İçin Farkındalık. Ağrıyı Dindirmek, Stresi Azaltmak ve Sağlığa Kavuşmak İçin Pratik Bir Rehber. Pegasus Yayınları, 2017.

3-Germer, C.K  ve Neff, K, Öz Şefkatli Farkındalık-Uygulama Rehberi. Diyojen Yayınları, 2019.

4- Williams, M  ve Penman, D., Farkındalık: Çılgın Bir Dünyada Huzur Bulmak İçin Pratik Bir Rehber, Pegasus Yayınları, 2015.

5- PatrickK. Hyland, R. Andrew Lee and Maura J. Mills, 2014, Mindfulness at Work: A new Approach to Improving Individual and Organizational Performance, Industrial and Organizational Psychology 8, No.4, 576-602.

6- Zigmond, D., Buda’nın Ofisi, Verimli Çalışmada Uyanışın Kadim Sanatı, Sola Unitas, 2020.